Uyuşturucu Madde Ticareti Suçlarında Gizli Soruşturmacı Görevlendirilmesi, Teknik Araçlarla İzleme Faaliyetinde Bulunulması ve Güven Alımı Yapılması Nedir? (CMK ve Yargı Kararları Kapsamında Değerlendirme)

  • Home
  • Ceza Hukuku
  • Uyuşturucu Madde Ticareti Suçlarında Gizli Soruşturmacı Görevlendirilmesi, Teknik Araçlarla İzleme Faaliyetinde Bulunulması ve Güven Alımı Yapılması Nedir? (CMK ve Yargı Kararları Kapsamında Değerlendirme)

Giriş

Ceza yargılamasında temel amaç, adaletin sağlanması ve maddi gerçeğin hiçbir kuşkuya yer bırakmayacak şekilde ortaya konmasıdır. Ancak bazı durumlarda delillere ulaşmak zorlaşabilir. Özellikle uyuşturucu ticareti gibi organize olarak işlenebilen suçlarda, klasik soruşturma yöntemleri yeterli olmayabilir. Bu gibi istisnai durumlar için Ceza Muhakemesi Kanunu (CMK), “gizli soruşturmacı görevlendirilmesi” ve “teknik araçlarla izleme” gibi özel tedbirler öngörmüştür. Keza ilgili kanun hükümlerinde gizli soruşturmacı görevlendirilmesi ve teknik araçlarla izleme faaliyetine  yalnızca kanunda sayılan suçlar bakımından başvurulabilecektir. Uyuşturucu madde ticareti suçları için Ceza Muhakemesi Kanunu kapsamında şartlar sağlandığı takdirde her iki tedbirin de uygulanabilmesi mümkündür.

Gizli Soruşturmacı Ne Zaman Görevlendirilir? (CMK m.139)

CMK’nın 139. maddesi uyarınca, bir kişinin gizli soruşturmacı olarak görevlendirilebilmesi için şu iki koşulun kanun maddesinde sayılan suçlar yönünden birlikte sağlanması gerekir:

  1. Suç işlendiğine dair kuvvetli bir şüphe bulunmalı,
  2. Bu suçla ilgili başka yollarla delil elde etmek mümkün olmamalıdır.

Bu şartlar sağlanmadan verilen bir gizli soruşturmacı görevlendirme kararı hukuka aykırı olacaktır.

  • Suçun işlendiğine dair kuvvetli şüphe ve failin kimliğine dair somut bulgular olmalıdır. Yalnızca suç önlemek amacıyla yapılan gizli soruşturmacı görevlendirmelerinin kanuna ve hukuka aykırıdır.
  •  Yargıtay 20. Ceza Dairesi 2015/13889 E. – 2015/4086 K. sayılı ve 15/10/2026 tarihli kararında önleyici bir tedbir gibi uygulanan gizli soruşturmacı görevlendirilmesinin hukuka aykırılığından bahsetmiştir. Anılan kararda ; “Somut olayda; … Emniyet Müdürlüğü tarafından gizli soruşturmacı görevlendirilmesi istenirken, “Mersin ili dâhilinde bulunan uyuşturucu sokak satıcılarının deşifre edilmesi ve suç unsuru ile birlikte yakalanmalarına yönelik çalışmalardan söz edilmiş, fail/failler veya fiiller somut olarak belirtilmemiştir. Oysaki gizli soruşturmacı görevlendirilmesi için olay somutlaştırılmalı, soruşturma konusu suçun işlenmiş ya da işlenmekte olması gereklidir. Somut olayda ise bir nevi önleme amaçlı gizli soruşturmacı görevlendirilmiştir. Aslında belli bir olay veya failin izlenmediği, fiil işlenmeden önce karar alınması hukuka aykırıdır.” denilmiştir.  Zira sadece soyut bilgilerden bahsedilerek, fail ve fiillerin somut olarak belirtilmeden alınan kararlara bakıldığında kanun hükmünün kuvvetli suç şüphesi şartının sağlanmadığı açık bir şekilde ortadadır. 

Güven Alımı Nedir?

Uygulamada, gizli soruşturmacının şüpheli şahıslardan uyuşturucu madde satın alması gibi eylemlere “güven alımı” denilmektedir. Ancak bu yöntem yalnızca belirli şartlar altında hukuka uygun sayılır:

  • Gizli soruşturmacı görevlendirilmesi, yukarıda belirtilen iki koşul doğrultusunda usulüne uygun şekilde alınmış bir sulh ceza hakimliği kararı ya da gecikmesinde sakınca bulunan hal kapsamında savcılık kararı (24 saat içerisinde hakimlik onayına sunulmak üzere) doğrultusunda yapılmış olmalıdır.
  • Gizli soruşturmacı, kişiyi suça teşvik etmemeli; yani kışkırtıcı bir ajan gibi davranmamalıdır.
  • Yargıtay içtihatlarında da gizli soruşturmacının pasif kalması, suç işleme kararının tamamen şüpheliye ait olması gerektiği açıkça belirtilmektedir. Aksi halde elde edilen deliller hukuka aykırı sayılır ve mahkemede geçerli olmaz.

Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2019/8651 E. – 2025/2752 K. sayılı kararında, gizli soruşturmacının sanığı suça yönlendirdiği durumlarda elde edilen delillerin geçersiz olduğunu vurgulamıştır.Anılan karardaSomut olayın incelenmesinde, kolluk tarafından yapılan çalışmalar neticesinde sanığın kaldığı adreste uyuşturucu madde satıldığının tespiti üzerine, dosyada mevcut ve ıslak imzalı olmayan savcı görüşme tutanağına göre, Cumhuriyet savcısına haber verilip alınan talimat uyarınca doğrudan sanığın bulunduğu ikamete gidilerek alıcı sıfatıyla uyuşturucu madde olup olmadığı sorularak uyuşturucu madde alışverişi yapıldığı ve böylelikle sanığı suç işlemeye sevk etme yönünde davranışlar sergileyip kışkırtıcı ajan gibi hareket etmek suretiyle suça teşvik etmiş olduğu anlaşılmakla; bu şekilde sanığın iradesi üzerinde etkili olan yöntemlerle elde edilen delillerin; ayrıca usulüne uygun yazılı arama emri ya da arama kararı olmaksızın yapılan aramada ele geçen delillerin hukuka aykırı olduğu ve hükme esas alınamayacağı gözetilmeden, mahkûmiyetine yeterli başkaca delil bulunmayan sanığın beraati yerine mahkûmiyetine karar verilmesi kanuna aykırıdır…” denilmek suretiyle bu haliyle elde edilen delillerin hükme esas teşkil etmeyeceğine karar vermiştir.

Teknik Araçlarla İzleme – Ses ve Görüntü Kaydı (CMK m.140)

Gizli soruşturmacılar, görevleri kapsamında ses ve görüntü kaydı alabilirler. Ancak bunun için:

  • CMK m.140 kapsamında ayrıca bir hakim kararı ya da gecikmesinde sakınca bulunan hallerde savcılık kararı (24 saat içerisinde hakimlik onayına sunulmak üzere) alınmış olmalıdır. Verilen kararda yine fail ve fiil somut bir şekilde belirtilmiş olmalıdır. Aksi takdirde kuvvetli suç şüphesini oluşturan olguların varlığından bahsetmek mümkün olmayacaktır.
  • Alınan hakimlik kararlarında, teknik araçlarla izlenecek kişi ya da olay açıkça belirtilmelidir. Yine, bu husus suçun işlendiği yönünde kuvvetli suç şüphesi bulunması şartının bir gereğidir. Yargıtay 10. Ceza Dairesi’nin 2021/17087 E.  2023/2156 K. ve 14/03/2023 tarih sayılıkararında “Teknik Araçlarla İzleme” faaliyeti kapsamında elde edilen delillerin hükme esas alınabilmesi için sanıkların kimlik bilgilerinin anılan kararda yer alması gerektiğini, aksi takdirde elde edilen delillerin hukuka aykırı olacağını hüküm altına almıştır. Zira aynı gizli soruşturmacı atanması usulünde olduğu gibi teknik araçlarla izleme faaliyeti kapsamında da fail ve/veya fiillerin somut olması gerekmektedir. Ceza Muhakemesindeki bu istisnai tedbirlerin önleyici bir şekilde kullanılması kanun hükmüne  aykırıdır.
  • Sadece gizli soruşturmacı atanması kararı, ses-görüntü kaydı için tek başına yeterli değildir. Nitekim Yargıtay 10. Ceza Dairesi’nin 2022/3587 E. – 2024/17492 K. ve 04/04/2024 tarih sayılı kararında Sanığın gizli soruşturmacıya uyuşturucu madde sattığı iddiasıyla açılan davada 5271 sayılı Kanun’un “Teknik Araçlarla İzleme” başlıklı 140. maddesindeki düzenlemeye göre, sanığın teknik araçlarla izlenmesine ilişkin bir karar bulunmadığı, gizli soruşturmacı görevlendirilmesine ilişkin karara dayanılarak ve Kanun’un 140. maddesi uyarınca ayrıca bir karar alınmadan teknik araçlarla izleme ve görüntüleme ve ses alma işlemi yapıldığının anlaşılması karşısında, bu şekilde elde edilen delillerin hukuka aykırı olup hükme esas alınamayacağı,” ifade edilmiştir.

Yargıtay, bu konudaki birçok kararında, teknik izleme faaliyetinin de usule uygun izinlerle ve somutlaştırılarak yapılması gerektiğini, aksi halde elde edilen delillerin hukuka aykırı olacağını ve bu şekilde elde edilen delillerin ise hükme esas alınamayacağını açıkça ifade etmiştir.

Sonuç

Uyuşturucu madde ticareti gibi suçlarda gizli soruşturmacı görevlendirilmesi ve teknik araçlarla izleme, Ceza Muhakemesi Kanunu’nda istisnai tedbirler olarak düzenlenmiştir. Bu yöntemler ancak belirli şartlar sağlandığında uygulanabilir. Aksi durumda elde edilen deliller Anayasanın 38. Maddesi 6.fıkrası ve Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 217. Maddesi 2.fıkrası uyarınca hukuka aykırı olur ve mahkemede hükme esas alınamaz.

Ceza yargılaması, bireylerin özgürlüğünü doğrudan etkileyen ciddi bir süreçtir. Bu nedenle her somut olay kendi koşulları içinde değerlendirilmelidir. Bu yazı sadece genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Hak kaybı yaşamamak adına mutlaka bir ceza hukuku uzmanından hukuki destek alınması önerilir.

Comments are closed